Advertisement
Skip to content
Yazı Boyutu: Increase font size Decrease font size Default font size Renk: purple color green color blue color
 
Ahlâk PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Çarşamba, 07 Temmuz 2004
Yazı Index
Ahlâk
Sevgi Ahlâkı
Doğruluk ve Adalet Ahlâkı
Çalışma ve İş Ahlâkı
Müsamaha Ahlâkı
Sabır Ahlâkı
İştirak Ahlâkı

MÜSAMAHA AHLÂKI

Onun ahlâk prensiplerinden biri de affetmek, mazur görmek, fenalıkları unutmak esası üzerine dayanır. Musa, Hakka soruyor: “En aziz kulun kimdir ya Rabbi?” Allah cevap veriyor: “Muktedir oldukça affeden!”
O bilhassa şahsına karşı yapılan bir fenalığı affetmek için bahaneler arar, hatta bahaneler hazırlardı. Müsamaha üstündeki ölçüsünü göstermek bakımından şu sözü ne kadar şayanı dikkattir: “Ben beni aldatmak isteyen kimselere karşı aldanmış gibi görünürüm, onların da zevklerini okşamak için!” Esasen bütün hayatında hiç kimse Ken’an Rifai’nin, birinin herhangi bir kabahatini yüzüne vurduğunu, başkaları içinde kendisini mahcup ettiğini görmemiştir.
Her kabahate kendini ortak bilip, yapanla beraber mahcup olduğu için suçlu ile ya yalnızca konuşur, ya da herkesin içinde, fakat meseleyi müşahhaslaştırmadan, söylemek istediklerini söylerdi.

*
Fenalıkları unutur, dedik. Buna mukabil iyilikleri, şahsına ve bilhassa umuma karşı yapılan iyi şeyleri ve yapanları hafızası parlak bir ayna gibi her zaman aksettirmiştir. Her fırsatta bu insanları yad eder, minnetini güder. İçimizden birinin dudaklarında açılan ve uzun zaman tedavi edilemeyen bir yarayı kendisine iş edinerek iyi eden Boyacıköy eczacısı Hristo Nikolayidis’i yıllar yılı unutmamış, arayıp hatırını sormuştur. Belki adamcağız bu zaman zarfında kendisine güdülen minnetin sebebini unutmuştu bile. Fakat o, “mademki Allah bu iyiliğe onu vesile etti, elbette biz minnet güdeceğiz, çünkü sebebe şükür etmeyi bilmeyen, Allah’a da bilmez.”

*
Meclisten birinin bâzı kimselerin harekâtına itiraz etmesi üzerine:
_”Neden herkesin senin fikrinde olmasını istiyorsun? Herkesin bir gidişi vardır. Bir gün anacığımla Kuzguncuk’dan geçiyorduk. Bir yahudi çocuğu denize pek yakın bir yere salıncak kurmuş sallanıyordu. Anam çocuğun yanına gitti ve: “Aman çocuğum denize düşmeyesin” dedi. Bu söz üzerine çocuk:”Sana ne?” diye cevap verince bu cevap karşısında anam: “Ne doğru söylüyor bu çocuk” dedi.”




Son Güncelleme ( Pazar, 25 Şubat 2007 )
 
< Önceki